Kanada, AB ile stratejik ortaklık peşinde: 'Benzersiz ittifak' hedefi
Kanada Başbakanı Mark Carney, ülkesinin Avrupa Birliği ile 'benzersiz bir ittifak' kurmak için görüşmelere başlayacağını, ancak tam üyelik peşinde olmadığını açıkladı. 2025 yılının Mart ayında Justin Trudeau'nun istifasının ardından Liberal Parti liderliğine seçilen ve Kanada'nın 24. Başbakanı olan Carney, Toronto Uluslararası Film Festivali'nde gazetecilere konuştu.
Daha önce Bank of Canada (2008-2013) ve Bank of England (2013-2020) başkanlıkları yapmış olan Carney, Wall Street Journal gazetesinde Kanada'nın birliğe 'ortak üye' olma ihtimalinin değerlendirildiğine dair haberler çıkmasının ardından konuyu netleştirdi. Başbakan, 'Avrupa Birliği'ne üye olmayı amaçlamıyoruz' diyerek hedeflerini şöyle tanımladı:
Aradığımız ve görüşmelerine başlayacağımız şey, Kanada ile Avrupa Birliği arasında benzersiz bir ittifak kurulması. Aynı değerleri paylaşıyoruz, önceliklerimiz birbiriyle örtüşüyor ve karşılıklı olarak birbirini tamamlayan çok güçlü yönlerimiz var.
Davos'taki kritik konuşma
Carney'nin bu adımı, Ocak 2026'da Dünya Ekonomik Forumu'nda verdiği ve 'kopuş konuşması' olarak anılan önemli bir konuşmanın ardından geliyor. Davos'taki konuşmasında Trump'ın adını anmadan ABD politikalarını eleştiren Kanada Başbakanı, orta güçlü ülkelerin hegemonik güçlerle tek başlarına rekabet etmek yerine bir araya gelmesi gerektiğini savunmuştu. Ayakta alkışlanan bu konuşmada Carney, hegemonlarla yapılan ikili müzakerelerin aslında boyun eğme anlamına geldiğini vurgulamıştı.
AB ile mevcut ilişkiler
Kanada ve AB arasında zaten önemli bir ticaret çerçevesi bulunuyor. 30 Ekim 2016'da imzalanan Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması (CETA), 21 Eylül 2017'den bu yana geçici olarak uygulanıyor. Ancak dokuz yıl geçmesine rağmen, 27 AB üyesi ülkeden yalnızca 17'si anlaşmayı onayladı. Fransa, Belçika, Polonya ve Macaristan'ın da aralarında bulunduğu ülkeler henüz onay sürecini tamamlamadı.
Bu durum, gelecekte kurulması planlanan daha derin ortaklığın da benzer zorluklarla karşılaşabileceğine işaret ediyor. Geçmişte imzalanan bu daha dar kapsamlı ticaret anlaşması bile Avrupa içinde ciddi muhalefetle karşılaşmıştı.
ABD ile ticaret savaşı
Kanada'nın AB'ye yönelişi, ABD Başkanı Donald Trump'la yaşanan ticaret gerilimiyle doğrudan bağlantılı. 1 Şubat 2025'te Trump, Kanada ithalatının çoğuna yüzde 25, enerji ürünlerine ise yüzde 10 gümrük vergisi uygulamaya başladı. Kanada, başlangıçta 30 milyar dolarlık ABD malına karşı tarife uygulayarak yanıt verdi ve bu rakamı daha sonra 155 milyar dolara çıkardı. Ticaret görüşmelerinin çökmesinin ardından Ağustos 2026'da ABD, yaklaşık 20 milyar dolarlık Kanada malına yüzde 50 tarife uyguladı ve Kanada da eşdeğer önlemler aldı.
2025 yılında Kanada, ABD'ye yaklaşık 451 milyar dolar değerinde mal ihraç etti ve Meksika'nın ardından ABD'nin ikinci büyük ithalat ortağı konumundaydı. Ağustos 2025 itibarıyla Kanada-ABD ticaretinin yüzde 85'inden fazlası USMCA muafiyetleri sayesinde tarifesize kalıyordu.
Trump dün Air Force One'da gazetecilere konuşurken Kanada'yı 'iş yapması en zor ülke' olarak niteledi ve 'Yıllardır ülkemizi sömürdüler' ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, Kanada'nın 'bir anlaşma yapmaya can attığını' öne sürerken, 1 Ocak 2027'den itibaren Kanada menşeli otomobil, kamyon ve oto parçalarına yeni gümrük tarifeleri getirme niyetini yineledi.
Ağustos 2026'da Trump, Kanada otomobil, kamyon ve oto parçalarına uygulanan tarifelerin yüzde 50'ye çıkarılacağını duyurmuştu. Bu, Nisan 2025'te uygulanan yüzde 25'lik otomotiv tarifesinin ardından geliyordu. Otomotiv sektörü Kanada'nın en büyük imalat endüstrisi ve petrolün ardından ABD'ye yapılan ikinci en büyük ihracat kaynağı konumunda.
Nisan 2026'da güçlenen konumu
Nisan 2026'da Carney'nin Liberal Partisi, parti değiştirmeler ve ara seçim başarılarının ardından çoğunluk hükümeti elde etti. Bu gelişme, Başbakan'ın Trump'ın ticaret politikalarına karşı koymak için daha güçlü bir mandata sahip olduğunu gösterdi.
Gelecek hafta kritik temaslar
Başbakanlık cumartesi günü, Carney'nin gelecek hafta Fransa ve İngiltere'yi ziyaret edeceğini doğruladı. Kanada Başbakanı, Strasbourg'daki Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'na hitap edecek ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in yapacağı 'Birliğin Durumu' konuşmasını takip edecek.
20 Eylül'de Carney, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Kanada'nın Atlantik kıyısındaki Fransız toprağı Saint-Pierre ve Miquelon adalarında görüşecek. Newfoundland'ın yaklaşık 25-30 kilometre güneyinde bulunan bu takımadalar, 1816'dan bu yana kesintisiz Fransız kontrolü altında olan ve Kuzey Amerika'da kalan son Fransız toprağı olma özelliği taşıyor. Macron'un basın ofisi görüşmeyi teyit etti ancak yorum taleplerine dönüş yapmadı.
İttifakın kapsamı
Wall Street Journal'ın haberine göre Kanada ve AB, enerji, yapay zeka, savunma ve kritik madenler gibi stratejik tedarik zincirlerindeki mal, hizmet ve çalışanların serbest dolaşımını sağlayacak modeller üzerinde duruyor. Görüşülen başlıklar arasında deniz altı kablolarının döşenmesi, ortak veri merkezleri, bulut depolama alanları ve yeni uydu ağlarının inşası ile Kanada enerjisini AB'ye taşıyacak altyapı projeleri de yer alıyor.
Gazete, geçmişte üyelik şartları konusunda taviz vermeyen AB'nin, Kanada'ya henüz oluşturulmamış bir 'ortak üyelik' statüsü verilmesi fikrine sıcak baktığını yazdı. The Globe and Mail gazetesi ise ortak üyelik kavramını Carney'nin değil AB'nin gündeme getirdiğini aktardı. Gazeteye konuşan isimsiz bir kaynak, ilişkilerin gelecekteki adlandırmasına yönelik tartışmaların henüz çok erken olduğunu belirtti.
Avrupa Komisyonu sözcüleri konuya ilişkin soruları yanıtsız bıraktı. Carney'nin işbaşı danışmanlarından biri, Kanada vatandaşlarının AB içinde vizesiz yaşayıp çalışabilmesi ihtimalinin başta Macron olmak üzere çok sayıda AB lideriyle düzenli olarak ele alındığını ifade etmişti.







