ABD, Filistin Devlet Başkanı Abbas'a ikinci kez vize vermedi
Amerika Birleşik Devletleri, gelecek hafta New York'ta düzenlenecek Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'na katılmak isteyen Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın vize başvurusunu reddetti. Donald Trump yönetiminin bu kararı, Abbas'a yönelik ikinci vize reddidir.
ABD Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Filistin Kurtuluş Örgütü ve Filistin Yönetimi'nin üye ve yöneticilerine yönelik yaptırımların devam edeceğini duyurdu. Bakanlık, söz konusu kuruluşları reform yapmamakla suçladı ve FKÖ yöneticilerine uygulanan vize engelinin uzatılacağını bildirdi.
Vize reddi kararı yalnızca Abbas'ı kapsamamakta. 2025 yılında yaklaşık 80 Filistinli yetkili ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından vizelerinin reddedilmesi veya iptal edilmesiyle karşılaşmıştı. Bu durum, yaptırımların geniş kapsamlı olduğunu göstermekte.
Yasal dayanak ve gerekçeler
ABD yönetimi, vize kısıtlamalarını 1989 tarihli FKÖ Taahhütlere Uyum Yasası ve 2002 tarihli Ortadoğu Barış Taahhütleri Yasası'na dayandırıyor. Dışişleri Bakanlığı, Filistin Yönetimi ve FKÖ'yü, İsrail-Filistin ihtilafını Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Uluslararası Adalet Divanı aracılığıyla uluslararası platforma taşımaya çalışmakla suçladı.
Bununla birlikte ABD, BM Filistin Gözlemci Misyonu'na resmen atanan personel için mevcut istisnayı sürdüreceğini açıkladı. Bu durum, vize kısıtlamalarının mutlak olmadığını ve farklı Filistinli temsilci kategorileri arasında ayrım yapıldığını göstermekte.
Uluslararası tepkiler ve BM kararı
BM Genel Kurulu, Abbas'ın vize talebinin reddedilmesinin ardından harekete geçti. Eylül 2026'da Genel Kurul, 152 ülkenin desteğiyle Filistin'in 81. oturumdaki genel müzakerelere önceden kaydedilmiş konuşma ile katılmasına izin veren bir karar aldı. Karara 3 ülke karşı oy kullanırken, 4 ülke çekimser kaldı.
Bu durum ilk kez yaşanmıyor. 2025 yılında da benzer bir vize reddi sonrasında BM Genel Kurulu 145-5 oyla Abbas'ın önceden kaydedilmiş video ile konuşmasına izin vermişti. O oylamada ABD ve İsrail, karşı oy kullanan beş ülke arasında yer almıştı.
1947 tarihli BM Genel Merkez Anlaşması uyarınca, ev sahibi ülke olarak Amerika Birleşik Devletleri'nin BM işlevlerine katılan yetkililerin geçişini kolaylaştırma yükümlülüğü bulunuyor. Anlaşmaya göre, vizeler ücretsiz ve mümkün olan en kısa sürede verilmeli.
Diplomatik bağlam
BM Genel Kurulu'nun 81. oturumu, Fransa ve Suudi Arabistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen ve iki devletli çözüme ivme kazandırmayı amaçlayan bir zirvenin ardından başlayacak. Abbas'ın fiziksel katılımının engellenmesi, bu kritik diplomatik süreçte Filistin liderliğinin doğrudan temsil edilememesi anlamına geliyor.
Geçen yıl vize engeli nedeniyle Abbas, BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasını önceden kaydedilen video ile gerçekleştirmişti. Bu yıl da benzer bir yöntemin kullanılması bekleniyor.








