2 dk okuma

Irak Başbakanı Sincar'da silah toplama ve entegrasyon sürecini duyurdu

Irak Başbakanı Ali Zeydi, Musul'un Sincar bölgesinde silahlı unsurların devlet kurumlarına entegre edileceğini ve silahların toplanacağını açıkladı. Suriye'deki SDG'nin feshinin ardından bölgede yeni bir istikrar adımı olarak değerlendiriliyor.

thumbs_b_c_f7ea2469a992a36dddf6f91e91d066df-880643.webp

Irak Başbakanı Sincar'da silah toplama ve entegrasyon sürecini duyurdu

Irak Başbakanı Ali Zeydi, ülkenin kuzeyindeki Musul'a bağlı Sincar bölgesinde silahlı unsurların devlete silah teslim edeceğini ve güvenlik kurumlarına entegre olacağını duyurdu. 41 yaşındaki Zeydi, Mayıs 2026'da göreve gelen Irak tarihinin en genç başbakanı olarak bu adımı atıyor.

Irak Başbakanlık Basın Ofisi'nden yapılan açıklamada Zeydi, Sincar Dağı'nın federal hükümetin tam kontrolüne gireceğini belirtti. Bölgedeki bazı silahlı unsurların Irak güvenlik kurumlarına entegre edileceğini açıklayan Başbakan, silahların devlet kontrolünde toplanmasının ve güvenlik kararlarının tek elde birleştirilmesinin Sincar'ın istikrarı için kritik önem taşıdığını vurguladı.

Zeydi, devlet dışında herhangi bir güvenlik veya askeri otoritenin varlığına izin vermeyeceklerini net bir şekilde ifade etti. Yerel unsurların resmi kurumlara entegrasyon sürecini denetlemek amacıyla üst düzey bir komisyon kurulması kararlaştırıldı.

Suriye'deki gelişmelerin ardından

Bu adım, Suriye'de yaşanan gelişmelerin hemen ardından geldi. 25 Ağustos 2026'da Suriye Demokratik Güçleri lideri Mazlum Abdi, örgütün feshini ve Suriye ordusuna entegrasyonunu açıklamıştı. 10 Mart 2025'te başlayan ve 17 ay süren bir sürecin ardından gerçekleşen bu entegrasyon, bölgede yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyordu.

Sincar'ın karmaşık geçmişi

Nineveh Valiliği'ne bağlı Sincar bölgesi, Irak'taki Yezidilerin iki ana yerleşim merkezinden biri olarak özel bir öneme sahip. 3 Ağustos 2014'te DAEŞ'in bölgeye saldırısı, dramatik sonuçlar doğurdu. Saldırıda 5 bini aşkın Yezidi katledildi ve binlerce kadın ve çocuk kaçırıldı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, bu olayları Yezidilere karşı soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar olarak tanıdı.

DAEŞ saldırısı sırasında binlerce Peşmerge gücünün direnişsiz geri çekilmesi, Yezidiler arasında derin bir hayal kırıklığı yarattı ve bu olay hâlâ bölünmelere neden oluyor. Güvenlik boşluğunun ardından PKK, 2014'te Irak ve Kuzey Suriye'den savaşçılar göndererek bölgeye yerleşti. Örgüt 2018'de çekilme açıklaması yapmasına rağmen, askeri, siyasi ve idari varlığını sürdürdü.

Bölgenin karmaşık yapısı sadece güvenlik meseleleriyle sınırlı değil. Sincar, Irak Anayasası'nın 140. maddesi uyarınca statüsü belirlenecek on dört tartışmalı bölgeden biri olarak hem Bağdat'taki federal hükümet hem de Erbil'deki Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından talep ediliyor.

Önceki girişimler ve mevcut durum

Bu, Sincar'ı hükümet kontrolüne alma yönündeki ilk girişim değil. Ekim 2020'de Bağdat ve Erbil, BM arabuluculuğunda Sincar Anlaşması'nı imzalamıştı. Anlaşma, yeni idari ve güvenlik yapılarıyla bölgeyi normalleştirmeyi amaçlıyordu, ancak uygulama büyük ölçüde durdu.

Güvenlik ve istikrar meselesi, bölgedeki insani krizle de doğrudan bağlantılı. Sincar'dan 275 bini aşkın Yezidi, DAEŞ'in bölgeden çıkarılmasının üzerinden yıllar geçmesine rağmen hâlâ Irak Kürdistan Bölgesi'ndeki kamplarda ve geçici barınaklarda yaşıyor. Bu durum, bölgenin istikrarının yalnızca güvenlik meselesi olmadığını, yüz binlerce insanın evlerine dönüş umudunu da taşıdığını gösteriyor.

Başbakanlık açıklaması, Sincar'da kalıcı istikrar ve devlet otoritesinin tesisi hedefinin somut adımlarla destekleneceği mesajını veriyor. Entegrasyon komisyonunun kurulması ve silahların toplanması sürecinin nasıl ilerleyeceği yakından izlenecek.

#Türkiye#Orta Doğu#Dış Politika
← Kategoriye dön: Orta Doğu

İlgili Haberler