İran Hürmüz Boğazı'nda kısıtlı bölge ilan edecek, Umman ile anlaşma yakında
İran ile ABD arasında yeniden başlayan karşılıklı saldırılar sürerken, Tahran yönetimi Hürmüz Boğazı'yla ilgili yeni bir hamle yaptı. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, Umman ile Hürmüz Boğazı'nın giriş ve çıkışının Tahran'ın kontrolünde olan yeni koridoruyla ilgili anlaşmanın önümüzdeki günlerde imzalanacağını açıkladı.
Katıldığı televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rızai, "Yakında Hürmüz Boğazı çevresinde kısıtlı bir alan ilan edeceğiz" dedi. Söz konusu alanın ABD'nin deniz ablukası uyguladığı alandan başlayarak Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'ni kapsayacağını belirten Rızai, ilan edilecek yeni alana izinsiz giren her geminin İran tarafından kara listeye alınacağı uyarısında bulundu.
Bu gelişme, İran ile Umman'ın ağustos ayında vardığı geçici anlaşmanın ardından geldi. O dönemde yapılan düzenlemeye göre gelen trafik İran karasularından, giden trafik ise Umman karasularından geçiyordu. Geçici düzenlemenin 30 ila 60 gün sürmesi ve bu sürede kalıcı bir anlaşma müzakere edilmesi planlanmıştı.
Küresel enerji ticareti için kritik geçiş noktası
Hürmüz Boğazı, küresel enerji güvenliği açısından son derece stratejik öneme sahip. En dar noktasında 21 deniz mili genişliğinde olan boğaz, her biri 2 mil genişliğinde iki seyrüsefer koridoru ve aralarında 2 millik tampon bölge içeriyor. Bu da toplam geçiş koridorunun yalnızca yaklaşık 6 mil genişliğinde olduğu anlamına geliyor.
2022 verilerine göre boğazdan günde yaklaşık 21 milyon varil petrol geçişi gerçekleşiyordu. Bu miktar küresel petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 21'ini ve deniz yoluyla yapılan petrol ticaretinin yüzde 25'ini temsil ediyor. Boğaz aynı zamanda küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sine ev sahipliği yapıyor. Katar'ın LNG ihracatının yüzde 93'ü, Birleşik Arap Emirlikleri'nin ise yüzde 96'sı bu su yolundan geçiyor.
Normal koşullarda boğazdan yılda 30 binin üzerinde gemi transit yapıyor. Bu da günlük ortalama 88 ticari gemiye denk geliyor ve yıllık gemi trafiğinin yaklaşık yüzde 60'ını tankerler oluşturuyor. İran, Irak, Kuveyt, Katar ve Bahreyn petrol ihracatlarının büyük çoğunluğunu bu boğaz üzerinden gerçekleştiriyor. Boğazdan geçen petrolün yaklaşık yüzde 84'ü ise Asya pazarlarına, özellikle Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore'ye gidiyor.
Alternatif yolların sınırlı kapasitesi
Hürmüz Boğazı'nı atlayabilecek operasyonel boru hatlarına yalnızca Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri sahip. Bu hatların birleşik kapasitesi günde 3,5 ila 5,5 milyon varil arasında. Bu rakam, boğazdan normalde geçen günlük 20 milyonun üzerindeki varil miktarının çok altında kalıyor.
Çatışmanın yeniden alevlenmesi
İki ülke arasındaki kırılgan ateşkes, haziran ayında imzalanan mutabakat zaptına rağmen temmuz ayında çökmüştü. ABD ile İran nisan 2026'da ateşkes için anlaşmış ve haziran ayında bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Ancak 8 Temmuz'da İran'ın Hürmüz Boğazı'nda İran'ın rota taleplerine uymayan ticari gemilere saldırması üzerine çatışmalar yeniden başladı.
Şubat ayından bu yana boğaz üzerinden gemi trafiği büyük ölçüde kesintiye uğramıştı. İran 28 Şubat 2026'da ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği hava saldırılarına misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nı ticari gemilere kapatmıştı. Kapanmanın ardından boğazdan geçen tanker trafiği neredeyse sıfıra düşmüş, trafiğin yaklaşık yüzde 90-95'i başka rotalardan aktarılmıştı.
İran'ın deniz kontrolü
Ülkesinin Hürmüz Boğazı'nda uyguladığı önlemleri sıkılaştıracağını ifade eden Rızai, bu önlemlerin füze saldırılarından daha fazla etki yaratacağını vurguladı. "Hürmüz Boğazı'nın açık kalması taahhüdünü ABD'lilerin saldırı ve sabotaj düzenlememesi halinde veririz" diyen Rızai, İran'ın ABD savaş gemilerine yönelik saldırıları hakkında da konuştu. "48 saat önce ilk kez gemisavar füzemizi ABD savaş gemisi üzerinde test ettik" ifadesini kullandı.
İran Devrim Muhafızları Donanması, boğaz boyunca İran kıyılarında ve adalardaki üslerden konuşlandırılan küçük, hızlı saldırı teknelerinden oluşan bir filo işletiyor. Füze ve insansız hava araçlarıyla donatılan bu tekneler, İran'ın boğaz üzerindeki kontrolünü uygulamak için gerilla savaşı taktikleri kullanıyor.
Rızai, İran ile ABD arasında arabulucu rolü üstlenen ülkelerin, iki ülke arasında imzalanan mutabakat zaptının uygulanması noktasında etkisiz olduğunu da öne sürdü.
ABD Başkanı Donald Trump son haftalarda Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik tartışmasını da gündeme getirirken, Başkan Yardımcısı JD Vance ise İran ticari gemilere yönelik saldırılarını durdurmadıkça Washington'ın Tahran'la yeniden müzakereye başlamayacağını söyledi. ABD yönetimi çatışmanın boyutunu küçümseyen açıklamalar yaparken Trump savaşı "küçük bir mesele" olarak nitelendirdi. Vance ise daha önce "Buna savaş demezdim" ifadesini kullanmıştı.




