3 dk okuma

Orta Vadeli Program'da işgücü devrimi: Esnek çalışma ve bakım desteği geliyor

2027-2029 Orta Vadeli Program'ı, çalışma günlerinin ayarlanması, esnek mesai modelleri ve yaygın kreş hizmetleriyle 2,1 milyon yeni istihdam hedefliyor. Program, işsizliği yüzde 8'in altına çekmeyi amaçlıyor.

iş-hayatı-546032.jpg

Orta Vadeli Program'da işgücü devrimi: Esnek çalışma ve bakım desteği geliyor

Türkiye'nin 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP), çalışma hayatında kapsamlı reformları gündeme getirdi. 6 Eylül 2026'da açıklanan program, 2,1 milyon yeni istihdam yaratmayı ve işsizlik oranını yüzde 8'in altına indirmeyi hedefliyor.

Program çerçevesinde, atıl iş gücünün ekonomik faaliyete katılımını artırmak için beceri, bakım, iş arama ve bölgesel uyumsuzluk kaynaklı engeller azaltılacak. İş gücü piyasası dışında kalan bireylerin kayıtlı ve sürdürülebilir istihdama geçişleri desteklenecek.

Çalışma saatlerinde esneklik dönemi

OVP'nin en dikkat çeken unsurlarından biri, çalışma günlerinin ayarlanması ve esnek süreli istihdam modellerine ilişkin geliştirme çalışmaları. Mevcut mevzuatta, 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca haftalık azami çalışma süresi 45 saat, günlük üst sınır ise 11 saat olarak belirlenmiş durumda. Fazla mesai yılda 270 saati aşamıyor. Yeni düzenlemeler, iş ve yaşam uyumunun artırılması ile çalışan verimliliğinin yükseltilmesi doğrultusunda şekillenecek.

Türkiye'nin işgücüne katılım oranı, Şubat 2026'da yüzde 52,6 seviyesinde kalırken, OECD ortalaması yüzde 81,9. Bu oran, Türkiye'yi OECD ülkeleri arasında yüzde 63,3'lük katılım oranıyla son sıralara yerleştiriyor. Ocak 2026'da işsizlik oranı yüzde 8,1'e yükselirken, istihdam oranı yüzde 47,9'a gerileyerek Mart 2023'ten bu yana en düşük seviyesini gördü.

Kadın istihdamına odaklanma

Programın merkezinde kadın istihdamını artırma hedefi yer alıyor. Türkiye'de kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 30-37 aralığında seyrederek dünya genelindeki en büyük cinsiyet farklarından birini oluşturuyor. TurkStat'ın 2023 anketine göre, iş gücü dışındaki kadınların yüzde 30'u ev işlerini katılmama nedeni olarak gösterirken, erkeklerden hiçbiri bu gerekçeyi belirtmedi. Kadınlar, ücretsiz ev işleri ve bakım görevlerinde erkeklere kıyasla dört kat daha fazla zaman harcıyor.

2016 verilerine göre, sıfır-beş yaş arası çocukların bakımının yüzde 86'sını anneler, yüzde 7,4'ünü büyükanneler üstlenirken, ücretli kreş veya anaokulu kullanımı sadece yüzde 2,8 düzeyinde kaldı.

Kreş ve bakım hizmetlerinde genişleme

Merkezi hükümet, yerel yönetimler ve özel sektör işbirliğiyle kurumsal bakım ve kreş hizmetleri yaygınlaştırılacak. Mevcut düzenlemede, 100-150 kadın çalışanı olan işverenlerin emzirme odası sağlaması, 150'den fazla kadın personeli olanların ise kreş kurması zorunlu. Ancak Türkiye'deki işyerlerinin çoğunluğu küçük ve orta ölçekli olduğundan, bu eşiği karşılayan işveren sayısı sınırlı kalıyor.

Dünya Bankası verilerine göre, Türkiye'de merkez tabanlı bakım hizmetlerine kayıtlı çocuk oranı üçte birin altında. 2023-2024 eğitim yılında 3-5 yaş arası çocukların sadece yüzde 54,79'u okul öncesi programlara kayıtlı. Yaklaşık 2,7 milyon çocuk herhangi bir erken çocukluk eğitim ve bakım hizmetinden yararlanamıyor. OECD ortalaması olan yüzde 80,6 kayıt oranına ulaşmak için 42.388 yeni bakım tesisine ihtiyaç var.

Dünya Bankası çalışması, Türkiye'deki bakım hizmeti arz-talep uyumsuzluğunun yetersiz kamu desteği, finansal destek eksikliği ve özel hizmetlere uygulanan yüksek düzenlemelerden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Vergi indirimleri veya aile sübvansiyonları gibi destekleyici finansal mekanizmaların yokluğu, yüksek bakım maliyetlerini daha da artırıyor.

Ebeveyn izni ve uzaktan çalışma

Program kapsamında ebeveyn izni, bakım sorumluluklarının daha dengeli paylaşılmasına imkan sağlayacak biçimde yeniden düzenlenecek. Çocuk bakım yükümlülüğü bulunan çalışanlar için işletmelerin kısmi veya tamamen uzaktan istihdam olanakları sunmaları desteklenecek.

İş yerlerindeki kreş ve bakım hizmetleri sunumu, özellikle kadınların istihdamını destekleyecek şekilde geliştirilecek. Bu düzenlemeler, kadınların iş hayatına katılımındaki temel engellerden birini ortadan kaldırmayı amaçlıyor.

Beceri kazandırma ve aktif programlar

Atıl iş gücüne meslek kazandırma programları, yerel iş gücü talebi ve bölgesel ihtiyaçlar gözetilerek geliştirilecek. Sosyal yardım sistemi ile aktif ve pasif iş gücü programları arasındaki bağlantı güçlendirilecek, sosyal yardım alan bireylerin iş gücüne katılımını sağlamaya yönelik aktif programlar yaygınlaştırılacak.

Yeniden beceri kazandırma, takip ve eşleştirme mekanizmaları güçlendirilerek aktif iş gücü programlarına katılanların iş gücü açığı bulunan sektörlerde kalıcı istihdama geçişleri desteklenecek. Erken yaşlardan itibaren üretim kültürünü aşılayarak çalışma hayatına hazırlayan programlar uygulamaya alınacak.

Ekonomik hedefler

OVP, Türkiye'nin enflasyonunun 2026 sonu itibarıyla yüzde 28,4'ten 2027'de yüzde 21'e, 2028'de yüzde 13,5'e ve 2029'da yüzde 9'a düşeceğini öngörüyor. Ekonomik büyümenin ise 2026'daki yüzde 3,3'ten 2027'de yüzde 4,2'ye, 2028'de yüzde 4,6'ya ve 2029'da yüzde 5'e yükselmesi bekleniyor.

İstihdam reformları, bu makroekonomik hedeflere ulaşmanın kritik bir parçası olarak konumlanıyor. Program, işgücü piyasasındaki yapısal sorunları çözerek hem istihdam hem de ekonomik büyüme hedeflerine eşzamanlı katkı sağlamayı amaçlıyor.

#Asgari Ücret#Türkiye#Enflasyon
← Kategoriye dön: Çalışma Hayatı

İlgili Haberler